Dolunay…

Çocukluğumdan beri hep hüzne boğmuştur beni .Bulutsuz bir gecede aydınlatırken gökyüzünü farkına varırım ne kadar da küçük olduğumun ne kadar ihtişamlıdır parlarken orda.Eskiden, küçükken düşünürdüm ölünce oraya gideceğimi bilsem bir dakika burda olmazdım diye, hep çekmiştir beni varlığı.Büyüdükçe hüzün yerini dahada bir romantizme bırakmıştı artık onun varlığı beni hüzünlere değil aşka iter olmuştu .

Hep daha fazlasını sorgulamışımdır dolunayda .Düşünürken başkalarının hayatlarını yaşadığım şehirde yaşanırken başka başka hayatlar , düşünmüşümdür başka varmıydı benim gibi olan , onun bu kadar etkisi altında olduğu başka küçük insanlar varmıydı acaba .Bakardım eskiden küçük evimin penceresinden aydınlatırken gençliğimin geçtiği kocaman terası .Penceremi açtığımda görünen sadece sonsuz bir gökyüzü olurdu.Aydınlanan odamda yanan küçük gece lambamı sadece kendimi bulmama yeterken aydınlığı gecenin sessizliğinde bakardım gökyüzüne .Bilirdim orda yaşayan başka hayatlar vardı.Belkide onlarda bana bakıyolardı benim onları seyrettiğim gibi.Hava ne kadar soğuk olursa olsun hep ben olurdum o açık pencerenin önünde .

Özlüyorum o günlerimi , o evimi ,hatıralarımı ,gençliğimi,heyecanlarımı özlüyorum.Azmı yazdım ben o pencereye oturup bakarken dolunaya .Capital radioda dinlerken Kaan’ı işte o yıllardı yaşamak istediğim geri..

Özlüyorum herşeyimi , geçmişimi artık yanımda asla olamayacak anneannemi.Kokusunu , gözlerini, ellerini.Aralanırdı bazen odamın kapısı bazen beni ağlarken bulurdu yanlız odamda , hep uykulu gözlerle bakardı , hadi derdi hadi artık yavrum yatmıyomusun .Belki ozaman kızardım bu kadar müdahele edilmesine hayatıma , belki yanlız yaşamak isterdim dolunayı , geceyi, hüznü, o hep beni düşünürmüş aslında onun istediği hep benmişim oysaki.Keşke şimdide olabilseydi yanımda kokusunu tekrar içime çekebilseydim .O mavi gözlerine tekrardan bakabilseydim.Pamuk beyazı saçlarını tekrar okşayabilseydim son bikere daha.

İşte şimdi daha bir farklı bakıyorum gökyüzüne , biliyorum öyle olmasını umuyorum en azından dolunayın yanındaki yıldızların biri olup beni izlediğine daha bir anlamlı geliyo artık bana gökyüzü , yıldızlar daha bir farklı etkiliyo beni, dolunay .Bakarken ona ufak bir öpücük yolluyorum içimden sessizce ulaşabildiğini umarak o tatlı kişiye.İfoşum seni çok özledim bir bilsen yokluğun nekadar acı, nekadar kötü ama yaşıyoruz işte .Sen gideli 4 seneden beri olduğu gibi.Umarım mutlusundur orda yaşarken gerçek huzuru , selam söyle artık burda olmayanlara…

Bak büyüdüm kocaman bir kız oldum artık ama yinede romantizmden çok hüzün ağır bastı yine bu gece dolunayda, seni hatırlattı bana.Yokluğun ne kadar acıttı içimi bi bilsen damlalar süzülürken yanaklarımdan eski günlerin özlemine ağladığımın farkına vardım bu gece aslında bu koca hayatın ne kadarda yalan ve boş olduğunu farkettirdi yine bana.Asıl olanın sadece doğum ve ölüm olduğunu hatırladığımda dahada bi acıdı yüreğim.Koca hayattan geriye kalanın sadece bir gülümseme ve bir damla gözyaşı olduğunu anladım.Hayat işte sadece bundan ibaret olan.

Geriye kalanın koca bi gökyüzü olduğunu anladım.Kim gelirse gelsin gidicek, kalıcı olanın bu evren olduğunu anladım bir kez daha.O bir han bizler sadece bir yolcu , durak gibi belkide.Mola verirsin ve devam edersin terk edip gittiğinde o hep orda kalıcaktır her zaman olduğu gibi milattan bu yana ve her zamanda kalıcak olan gibi .Bakalım daha ne yolcular geçicek bu handan ne misafirleri ağırlıyacakbu koca , eski han daha hangi yüzlere açıcak kapılarını, buyur edicek içeri, zamanı gelince hiç acımadan yolcu edicek.

Bu yazı böyle başlamamıştı oysaki, daha pozitif olucaktı daha mutlu yazılmalıydı belki gözyaşları yerine , ufak tebessümler eşlik etmeliydi bu kaleme ama işte hayatında kendisinde olduğu gibi , ne umarak başlarsan başla ne yazılması gerekiyosa hangi kelimeler dökülüyosa gönlünden onlar çıkıyodur işte dışarı bu bembeyaz sayfalara .Olsun bunlarda değilmiydi hayatın gerçekleri, yalan yoktu en saf haliydi bu yazılması gerekenlerin en temiz haliyle döküldü bu satırlar.Belki bundan sonra toplarız durumu gözyaşlarımı silip belki yerleştirebiliriz ufak bi tebessümü bu yüze.Bu gözlerde ister içinde görülsün o ufak pırıltılar , ışıltılar yüzde olmak ister, neşe yerleşmek ister hüzünlü bu surete.O da şimdi burda olsaydı o da bunu isterdi asla dayanamadığı gibi benim gözlerimde yaş görmeye hep gülmeli bu gözler derdi bu yeşiller hep parlamalı hüzün yakışmıyo sana gül yavrum derdi, ne kadar güzel oluyosun gülünce , gül izin verme hayatın seni ağlatmasına senin için bu gülüş bitanem.Senin için bu sevinç mutlu olduğunu bilerek o uzaklarda….

İşte böyle, bir dolunay beni ne hallere soktu yine bu gece şuna bak allahtan gülmek kadar ağlamayıda seviyorum ben , onada ihtiyacım var bu aralar belki hiç olmadığı kadar , bu geceki gözyaşlarımda sana gelsin İfoşum bunlarda varsın senin için dökülsün ….

 

Seni hep sevicem pamuğum!

Tags:

Leave a Reply